Teşhir

Cemil zaten evlenmeden önce çıkarken seksi veya şeffaf şey giyinmemden çok hoşlanırdı. Evlenince benden daha da ileriye gitmemi istedi. Mesela balayımızda, otel odasında benden uyuyor rolü yapmamı isteyip, oda servisini çağırıp odamıza bir şeyler sipariş etti. Adam odaya geldiğinde ben tamamen çıplak vaziyette yatakta yüz üstü uyuma numarasıyla yatıyordum. Üzerimde sırtımı, bir bacağımı ve kalçamın bir kısmını dışarıda bırakan çarşaftan başka bir şey yoktu.Cemil odamıza gelen gençların heyecanla beni seyretmelerini izliyor, onların bana şehvetle bakışları hoşuna gidiyordu. Hele havuz başındayken, bikinimin üstünün askılarını açıyor, yanımdaki erkekler göğüslerimi ta uçlarına kadar rahatlıkla görebiliyorlardı. Aslında çok büyük göğüslerim yoktur ama meme uçlarım için kocam Cemil, “göz patlatanlar” diyor.Balayından dönüp işe başladığımızda da, bana askısız tişörtler ve alttan destekli üstü açık sutyenler aldı. Dikkatle baktığında memelerim görülebiliyordu. Patronum benim böyle giyindiğimi görünce eğer istersem terfi edip kendisine bağlı çalışabileceğimi söyledi. Herkes gibi bizim de paraya ihtiyacımız olduğundan teklifini kabul edip onun özel sekreteri oldum.Gerçi ofise çalışan diğer kadınlar arkamdan, hatta bazıları yüzüme karşı, sürtük, yollu hatta orospu diyorlardı. Onlara gülüp geçiyor ve benimki gibi bir vücutları olsaydı onlarında benim gibi sergileyeceklerini söylüyordum.Kocam Cemil, eteklerimin daha da kısa olması, külotlu çorap yerine de dantelli çoraplar giymem gerektiğini söylüyordu. Ben de sevmezdim zaten külotlu çorabı, sevinerek kabul ettim. İşe artık daha kısa etek ve dantelli çoraplarla gidiyordum.Patron bana tüm yazışmalarını yapma görevini vermişti ve bunu yapmam için sık sık onunla aynı mekanda oluyordum. Beni masasının karşısında bir sandalyeye oturtuyordu. Sandalyede rahat edemediğimden sürekli hareket ediyordum ve o da aralanan bacaklarımdan gözlerini ayıramıyordu.Kocam Cemil gittikçe daha da azıyordu. Ya şeffaf külot giymemi yada hiç giymememi istiyordu. Ben de Cumartesi arkadaşlarının kağıt oynamak üzere bize geldiklerinde deneyeceğimi ve tepkilerini ölçeceğimi söyledim. Bu düşünce beni çok etkilemişti. Bütün hafta başka bir şey düşünemedim.Cumartesi gecesi, minicik bir etekle, siyah dantelli çoraplarımla ve tabi ki külotsuz olarak karşıladım misafirlerimizi. Üzerimde de sutyensiz olarak giydiğim askısız bir tişört vardı. Kendimi, bir orospu gibi hissediyordum.Oyuna saat sekiz gibi başladılar. Ben onlara yiyecek ve içecek servisi yapıyordum. Saat on olduğunda kocamın arkadaşlarından dördünün elini eteğimin içinden çıplak kalçalarımda hissetmiştim bile.  Hatta onlardan biri; ki benim en beğendiğim arkadaşıdır, parmaklarıyla amımın dudaklarını okşayıp, sonra da gözlerime bakarak, parmaklarını yalamıştı. Aman tanrım, bu amımın sırılsıklam ıslanmasına neden olmuştu. Kocamın dışındaki diğer beş adam ne kadar tatlı olduğumu söylüyor ben de zevkle dinliyordum.Gece bitmeden onlardan ikisi bir veya iki parmağını yarığıma sokup yukarı aşağı defalarca okşamışlardı. O kadar azmıştım ki, adamlar gider gitmez, kocam Cemili yakalayıp koltuğa fırlattım, ata biner gibi üstüne oturup, muhteşem bir sikiş yaptık. Anında boşaldım ve boşaldım.Sikişten sonra Cemil bana, “Pazartesi işe giderken böyle giyinmene izin veririm ama bahse girerim sen cesaret edemezsin” dedi.Ben de “eğer bunu yaparsam ve patronum külotumun içindekini almaya çalışırsa ne olacak?” diye sordum.Kocam Cemil gülüp “o da sana kalmış, belki bir terfi daha yapar” dedi.Pazartesi günü işe gitmek için evden Cemilden yarım saat daha geç çıktım. O nasıl giyindiğimi görmedi. Ben bahse girdiğimiz gibi akşamkinden daha ince bir tişört ama akşamki mini eteği ve siyah dantelli çorabı giydim. Tabi külot giymedim ki kılsız amımı patronum görebilsin diye.Masama henüz oturmuştum ki, birkaç mektup yazdıracağını söyleyip beni odasına çağırdı. Kalemi kağıdı alıp odasına girdim. Tam bir ofis çalışanı gibi sandalyeye oturdum. Ama sandalyede hafifçe hareket ederek bir saniyeliğine bacaklarımı ayırdım. Gözleri zaten bacaklarımdaydı. Çıplak amımı bir saniyeliğine bile görünce sözlerini unuttu ve bana nerede kaldığını söyleyerek yazdığımı baştan okumamı istedi.Tüm bunlar olurken, yüzünün aldığı şekle bakmak harika bir duyguydu.Neyse mektuplar bitince imzalaması için önüne kodum. Gittikçe azıyordum. Orada ayakta dururken öyle ıslandım ki amımın suları neredeyse amımdan yere damlayacaktı. Ben beklerken, yanına gelmemi zira bazı hatalarım olduğunu onları göstereceğini söyledi. Hayatı görmem için masanın arka tarafına geçmeme gerek yoktu ama o istediği için öyle yaptım. Yanına dineldim. Gerçekten yanlış yapmıştım. Yeniden yazayım dedim ama beklememi hepsini kontrol edeceğini ve varsa diğer hataları da birlikte düzeltmemi istedi.Ben yanında ayakta beklerken eli kendi bacağının üzerinden kayıp benimkini üzerine geldi. Sonra yukarı doğru kayıp, götümün yanaklarını okşamaya başladı ki bu beni çok tahrik eder. Hiçbir şey söyleyememiştim. Derken eli bacaklarımın arasına kaymaya başladı. Onu durdurmalıydım ama ben de iyice tahrik olmuştum durmasını istemedim.Yavaş yavaş kalçalarımın içini çorabımın dantelli kısmının üstünü okşamaya başladı. Sonra eli daha da yukarı kayarak sırılsıklam olmuş amıma doğru kaydı. Ben orada nefes nefese kalmış, gözlerim kapalı ayakta dururken o mektupları bir kenara koymuş, beni keşfetmekle uğraşıyordu. Amım dudaklarını okşuyordu. Ardından klitorisimi okşamaya başladı. Bu en hassas yerimdi. Bir dokunuşla bile orgazm olabilirdim.Oldum da, parmaklarının üzerine boşalmıştım. Gözlerimi açtım, gülümseyerek bana bakıyordu. Parmaklarını yeniden çalıştırmaya başlamıştı. Yeniden boşalmanın eşiğine gelmiştim ki, parmaklarını amımdan çekip ayağa kalktı ve beni masasına doğru itip arkama geçti. Fermuarının açılma ve pantolonunun yere düşüş sesini duydum.Nefes alıp vermekte zorlanıyordum, adeta nefesim kesilmişti. Aniden koca sikini amıma bastırdı. Hiç böyle arkadan sikilmemiştim. İlk sokuşta bir kez daha deli gibi boşalmıştım. O çiviledikçe ben inliyordum. Oda adeta etrafımda dönmeye başlamış adeta bayılmıştım. Bir daha boşaldım. Daha önce hayatımda bu kadar şiddetli orgazm olmamıştım.Ancak o hale sikmeye devam ediyordu. Beni uzun ve güçlü bir orgazma daha yaklaştırıyordu. Bayılacağımı sanıyordum. “Yeter artık, yeter artık!” diye yalvarınca içimden çıkıp, beni dizlerimin üzerine oturtup koca sikini dudaklarıma uzattı.Daha önce kendimi hiç tatmamıştım. Sikinin amımın tadında olması beni çıldırtmıştı. Derken saçlarımdan tutup sikinin yarısını ağzıma bastırdı ve gırtlağıma doğru soktu. Daha önce kocam Cemil denemişti ama gırtlağıma alamamıştım.  Ama patronum gırtlağımı sikiyordu ve banım yapabilecek bir şeyim yoktu. Her sokuşu arasında nefes alabilmek için kollarım kuş gibi çırpınıyordu.Patronumun yarrağı boğazımı tıkayıp öleceğimden korkmaya başlamıştım. Ama arada bir nefes ala bilmem için gırtlağımdan çekiyordu. Ama başı hep ağzımın içinde kalıyordu. Derken boşalmaya başladı. Ağzıma sıcak spermlerini fışkırtıyor, spermeler gırtlağımdan aşağı akıyordu. Bu benim için ilkti. Kocam Cemil bile daha ağzıma boşalmamıştı. Oysa patronumun siki zonklaya zonklaya ağzıma boşalıyordu.Spermleri yutarken aslında spermin tadının kötü olmadığı fark ettim; Biraz tuzlu ve acıydı ama kötü değildi.O gece eve geldiğimde Cemil zaten evdeydi. Kapıdan içeriye girdiğimde beni kısacık eteğimden tutup kalçalarıma kadar kaldırınca külotsuz olduğumu gördü. “senin bunu yapacak kadar cesur olduğunu sanmıyordum ama yapmışsın” dedi. Sonra dizleri üzerine çökerek “iyi kız!” diyerek amımı yalamaya başladı.Artık “iyi kız” değildim. Umarım amımı iyice temizlemişimdir diye düşündüm. Zira patronumun beni dört saat boyunca aralıksız siktiğini anlamasını istemezdim. Fakat anlaşılan sikişten hiç iz kalmamıştı ki anlamış gibi görünmüyordu. Sanırım patronumun koca sikinin sikmesinden tam zamanında kaçmışım.Kocam yalamaya devam ederken, ben yeniden boşalmaya başlamıştım. Patronumun koca sikinin amımın derinliklerinde nasıl zonkladığını hayal etmek orgazmımın şiddeti daha da artıyordu. Daha önce hiç böylesini yaşamamıştım. Titreyerek Cemil’in ağzına boşaldım.Ben boşalınca cemil, “kalk Lila Cafe’ye gidelim” dedi.Niçin oraya gitmek istediğini çok iyi biliyordum. Orası caddeye bakan tabandan tavana kocaman camları olan bir yerdi. Sandalyelerin yönü cama yani sokağa dönüktü. O sandalyelere mini eteğimle oturunca dışarıdan uygun açı ile bakanların amımı görmesi mümkündü. Ama iş yerinde yaptıklarımı düşününce bu macera bana çok küçük bir şeymiş gibi geliyordu.Neyse oraya varınca Cemil beni hemen hemen pencerenin tam orta yerine gelecek bir sandalyeye oturttu ve siparişlerimizi verdi. Amımı görmek için çabalayan delikanlıların yüzünü daha iyi görebilmek için Cemil de yanıma oturdu. Bana daha iyi görebilmeleri için bacak bacak üstüne atmamamı söyledi. Bana “bu delikanlılara en az bir yıl otuzbir malzemesi verdiğine bahse girerim” dedi gülerek.Normalde özellikle de gençlere ben böyle bir şeyi asla yapmam ama garip şekilde uyuşmuş gibi Cemil’in dediklerini yapıyordum. Bu nedenle bacağımı diğer bacağımın üstünden indirdim ve iyice araladım. Bana bakan çocuğun gözleri fal taşı gibi açıldı ve yüzünün aldığı şekil beni güldürdü.Yemek yemeye başladığımızda Cemil bana, patronumun için eteğimi yukarımı kaldırdığımı yoksa tişörtümü aşağı mı kaydırdığı mı sordu. Ben suçluluk hissederek, bir yerlerimi gördüğünü sanmadığımı söyledim. Kocama patronumun beni her yerimden siktiğini ve onun koca sikine aşık olduğumu nasıl söyleye bilirdim ki?Yemekten ve en az on beş erkeğin ve birkaç kadının eteğimin altından amımı izlemesinden, kiminin öpücük atıp, gözleriyle beni sikmesinden sonra alış veriş merkezine gittik ve dolaşmaya başladık. Merdivenlerden inip çıktıkça doğru zamanda eteğimin altına bakanlara amımı sergileyerek biraz dolaştık. Derken Cemil bir mağazanın vitrininde bir çizme gördü ve “Gel, şu çizmeleri bir dene” dedi.Çizmelerin boyu, dizimle amımın arasındaydı. Ben Cemil’in aklından geçenleri bildiğimden nefesim sıklaşmaya başladı. Zira mağazadaki tezgahtar 19 yaşında ya var ya yoktu. Yakışıklıydı ve kaslı vücudu vardı. Cemil ona vitrindeki çizmeyi denemek istediğimi söyledi. Adam beni deneme sandalyesine oturtunca, Cemil ayağımı ölçesini zira kaç numara olduğundan emin olmadığımızı söyledi.Ayağımın ölçüsünü alması için bir bacağımı yukarı kaldırınca amım sadece onun göreceği bir pozisyonda ortaya çıktı. Adamı o anda görecektiniz. Ne yapacağını şaşırdı. Önce bana baktı, sonra amıma baktı ardından yeniden yüzüme baktı. Sonra işine döner gibi yaptı ama aslında gözleri hala amımdaydı. Ben hareket ettikçe gülümsüyor, çıplak ayaklarımı sevgiyle tutuyordu. Yada bana öyle geliyordu.İlk getirdiği çizme büyük geldi. Sonra iki numara küçüğünü getirdi. Çizmeyi bacağıma giydire bilmek için bacaklarımı biraz ayırdı. Ben de sürekli amımı görsün diye bacağımın birini yeterince havaya kaldırdım. Düşmemek için dengem bozulmasın diye diğer ayağımı da ona yaslayınca yüzünün kızardığını görmek müthişti. Bunu yapınca kalkmış sikinin bacağıma değdiğini hissettim. O da bacağımı hissetince sikini iyice bacağıma bastırmaya başladı.Adamın ağzından bir inilti çıkarken pancar gibi kıpkırmızı olmuştu; sanırım külotuna boşalmıştı. Çizmelerinin ucundan tutarak bacağıma giydirdi. Bu arada eli bacağımın iç tarafını okşayarak yukarıya kadar çıkmış, ardından iki parmağı açıkça çıplak amcığıma değmişti.Çizmeyi bize indirimli fiyatında altında bir fiyatla sattı.Adamın bu telaşlı ve rahatsız hali Cemil’i çok eğlendirmişti. Ama bu genç tezgahtarın beni ne kadar tahrik ettiği konusundan haberi bile olmadı.

Firikik tahrik teşhir sex hikayeleri.

sex hikayeleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir